ANASAYFA - İletişim
Bilimsel olarak Ctenocephalides olarak adlandirilan pireler, Arthropoda (Eklem bacaklilar) türüne ait kanatsiz, ziplayabilen ve kan emen dis parazitler olarak tanimlanabilir.
Biyolojik olarak siniflandirmasi yapildiginda,
Tür : Arthropoda
Sinif : Insectisit
Takim : Siphonaptera olarak gruplandirilabilen pirelerin dört alt ailesi vardir. Bu aileler söyle siralanabilir.
1. Ceratophyllidae
2. Leptopsyllidae
3. Pulicidae
4. Pygiopsyllidae
Dünyada bu ailelere bagli 1900\'ün üstünde pire türünün oldugu bilinmektedir. Veteriner hekimlik yönünden önem tasiyan türleri Pulicidae ailesinden, kedilerde yasayan Ctenocephalides felis ve köpeklerde yasayan Ctenocephalides canis\'tir. Ayrica tavsanlarda yasayan Spilopsyllus cuniculi ve rat piresi olarak Xenopsylla cheopis de karsilasabilecegimiz türlerdendir. (insan piresi olarak bilinen Pulex irritans da bu ailedendir)
%99.9 oraninda petlerimizde görülen bu küçük, ince ve inanilmaz hizli hayvanlar 1,5 - 8 mm büyüklügünde kanatsiz, soluk sari, kirmizimsi kahverengi ve parlak kahverenginde olabilir.
Vücutlari yanlardan basik sekilde olan pirelerde boyun yoktur. Bas, gögüs ve karin bölgesinden olusan gövdenin arka bölümde son karin bölmeleri degisime ugramistir ve bu bölümde genital organ bulunur. Agiz basin ön bölümündedir ve dudak palpleri ve içinde delici organlarin buldugu bir hortumdan olusur.
Bas bölgesinde, pirelerin birbirinden ayirimini yani taninmasini saglayan ve tarak olarak isimlendirilen sert dikenimsi olusumlar vardir. Kedi ve köpeklerde yasayan pireler tarakli pireler olmasina karsin rat pireleri ve insan pireleri taraksiz pireler grubundadir.
Gögüs bölgesi üç parçadan olusur ve her bir parçaya bagli olarak ayaklar yer alir. çift olarak yerlesmis bu ayaklardan en arkadaki digerlerine oranla daha uzundur ve pirenin siçramasini saglar.
Kedi pirelerinin (Ctenocephalides felis) bas bölümleri daha uzun ve dardir. Köpek piresinin (Ctenocephalides canis) ise bas kisimi daha yuvarlaktir ve yan taraklarin ön disleri ikinciden daha kisadir. Bu farklilik kedi piresi ile ayirimlarinin yapilmasinda kolaylik saglar. Her iki pire türüde insanlardan ve diger memelilerden kan emebilir. Ancak bu asil konakçiya ulasamadiklari ve zorunlu kaldiklari durumlarda olabilir. Aksi durumlarda konakçisini terketmeyi hiç bir zaman tercih etmezler.
Yetiskin bir pirenin yasam süresi beslenme, yasam ortami, sicaklik ve nem gibi faktörlere bagli olarak degisebilir. Ayrica pirenin türüne bagli olarakta farklilik göstermekle birlikte ortalama ömrü 1-2 yildir. (Sicakligin düsük olmasi yasam süresini uzatmaktadir)
Pireler tam baskalasimli parazitlerdir. Yumurta, larva ve pupa evrelerini geçirdikten sonra eriskin hale gelirler. Eriskin pireler, killara ve deriye yapismadan sürekli kan emerek yasar. Yumurtalarini da killar arasina birakirlar.
Eriskin bir pire günde ortalama 40 adet yumurta birakabilir. Oval beyaz renkte, 1-3 mm boyunda olan bu yumurtalar konakçi olan memelinin (kedi, köpek gibi) üzerinden yere düser ve yer çatlaklarina, hali, minder ve koltuk altlarina yerlesirler. Ortamin isisina bagli olarak yaklasik 2-12 gün içinde bu yumurtalardan larvalar çikar. Mekanlarda bulunan pirelerin yaklasik %57\'si larva evresindedir.
Larvalar, beyaz renkte gözsüz, bacaksiz 4-5 mm uzunlugunda ve tirtila benzer yapidadir. Bu larvalar 3 evrede pupaya dönüsür. Bu evrelerin süresi çevre sartlarina bagli olarak değişiklik gösterebilir. Yaklasik 7-30 gün olan bu süre, sartlar uygun olmadiginda aylarca sürebilir. Larvanin baskalasimi ve üçüncü asama sonucunda pupa sekillenir.
Pupa, larvanin kendi etrafina bir koza örmesiyle olusur. üzeri toz toprak kaplidir. Yaklasik 2-3 hafta süren (sartlar uygun degilse daha uzun) bu evrenin sonunda pupa yirtilir ve eriskin pire pupadan çikar veya pupa birkaç ay hareketsiz kalir ve dogru zamani buldugunda eriskin hale geçer.
Pupa gelistikten sonra hemen kozasindan çikmaz. Bunun yerine kendisine ev sahipligi yapacak olan peti beklemeyi tercih eder. Olgun pupa, yaklasan ev sahibinin titresimini ve sesini algilayabilir ve dogru zamanin geldigini hissettiginde kozasindan çikarak evsahibine yönelir.
Yetiskin pire kendine yer bulduktan sonra hemen kan emmeye baslar. Böylece pirede metabolik değişiklikler de baslar. Barindigi petten ayrilirsa yani beslenemezse bir kaç hafta içinde ölür. Disi pire ilk kan emisinden sonra 24-48 saat içinde yumurta üretmeye baslar ve ölene kadar yumurtlamaya devam eder.
Pireler sulu ortamlarda üreyemezler ancak üremelerine etki eden en önemli faktörlerden birisi de nemdir. Bu nedenle yagmurlu yaz aylarinda ve sonbahar aylarinda üremeleri daha kolaydir.
Sicak kanli hayvanlari tercih eden pireler yüksek atlama yetenekleriyle konakçi değiştirebilirler. Ancak maymun ve geyik gibi yuvasi olmayan ve sürekli hareketli olan memelileri tercih etmezler. çünkü yasam siklusunun büyük bölümünü olusturan larva ve pupa evrelerini mutlak suretle bir barinakta veya uygun bir mekanda geçirirler. Ayrica öküz, koyun, keçi, domuz, deve, antilop ve zürafa gibi çift tirnaklilarda pirenin tercih etmedigi memelilerdir.
Tüm yasamini bulundugu konakçidan kan emerek sürdüren pirelerin neden oldugu en önemli hastaliklardan biri pire allerjisidir. FAD (Flea Allergic Diseases) olarak bilinen bu hastaligin sekillenmesinde pire yogunlugu önem tasimakla birlikte allerjinin olusumunda en önemli faktör pirenin kan emme islemi sirasinda akittigi salyadir. Bu salyanin yaptigi allerjik reaksiyonun derecesi tüm hayvanlarda ayni degildir. Yani konakçinin hassasiyetine bagli olarak değişikk oranlarda allerjik reaksiyona neden olurlar.
Pet sahipleri genellikle pireleri kaniksamistir ve bu küçük parazitin neden olabilecegi hastaliklarin petlere verebilecegi zararlari tahmin edemeyebilir. Oysa petlerin sagligi yaninda insan sagligini da tehtid eden bir çok zoonoz hastaligin (Lyme gibi) olusmasi ve tasinmasi pireler araciligiyla olmaktadir. Köpeklerde yaygin olarak görülen Dipylidium caninum parazitinin ara konakçisi pirelerdir ve yayilmasinda etkin bir rol oynarlar. Bu parazitin yumurtalari, pire larvalari tarafindan alindiktan sonra pirenin pupa ve eriskin halinde gelisir. Enfekte pirenin köpekler tarafindan oral yolla alinmasi ile parazit köpege tasinmis olur ve köpeklerin ince bagirsaginda aktiflesir. Bu bir siklus olarak devam eder. Pireler ile gerekli mücadele yapilmadigi taktirde bu parazit artan bir hizda yayilmaya devam eder.
Yogun pire invazyonlarinin oldugu durumlarda yasanabilen bir diger önemli sorunda anemidir. Pire anemisi olarak tanimlanan hastaligin birincil nedeni yogun pire saldirisidir. Tüm yasamlarini kan emerek geçiren pirelerin fazla sayida olmasi özellikle yetersiz beslenen, baska bir hastaliga bagli olarak güçsüz kalan veya nekahat dönemindeki petlerde ve yasli kedi ve köpeklerde ciddi boyutlarda sorunlara hatta anemiye bagli ölümlere bile neden olabilir.
Pireler tarafindan tasinan ve ciddi problemlere neden olan kan parazitleri yine petlerin yasamini tehtid eden önemli bir sorundur. Pirelerin kan emme sirasindaki salgilariyla kolaylikla tasinabilen bu parazitler enfeksiyöz aneminin olusmasinda birincil derecede etkendir. Paraziter nedenlere bagli olarak sekillenen enfeksiyöz anemi özellikle kedilerde (Feline Enfeksiyöz Anemisi) ciddi sonuçlara neden olmaktadir.
Zoonoz bir hastalik olan Cat Stratch Fever (kedi tirmigi) yine pireler araciligi ile tasinan bir hastaliktir. Bu hastaligin olusumunda kediler tasiyici rol oynar. Ancak kediler arasinda hastalik etkenlerinin tasinmasina ve yayilmasina pireler aracilik eder. Kedilerde sorun yaratmamasina karsin insanlarda enfeksiyonun sekillenmesine neden olan bu hastaliktan korunabilmek ancak pire mücadelesi ile gerçeklesebilir.
Pireler ile mücadelede pek çok değişik yöntem kullanilmaktadir. Bunlar içinde en yaygin olarak kullanilanlari pire tasmalaridir. Ancak sadece eriskin pirelere etki eden bu yöntem yerini, pirelerin yumurta, larva veya pupa evrelerinde de etkin olan preparatlara birakmaktadir. Bu ilaçlar özellikle pirelerin üreme yeteneklerini yok eden bir etkiye sahip olduklarindan daha iyi sonuçlar alinabilmektedir. Bir pirenin yasam siklusunun çoğunun yumurta, larva ve pupa evrelerinden olustugu düsünüldügünde bu konu daha da önem kazanmaktadir.
Günümüzde pire ile mücadelede oldukça yaygin olarak kullanilan spot-on damlalar böyle bir etkiye sahip olduklarindan tercih edilmektedir. Ayrica petlere direk olarak uygulanabilen ve mekan için kullanilan spreyler, pire tozlari, sampuanlar da pireler ile mücadelede hala kullanilan etkin yöntemlerdir.
Sonuç olarak; Pirelerle yapilacak düzenli ve sürekli bir mücadele petinizin ve hatta sizin daha rahat ve güvenli yasamanizi saglayacaktir.




